Haziran 28 2009

Sedef Adasında Jeotermal, rüzgar ve hidrojen enerjisi üretilecek

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

İstanbul’un kalbi haline gelen adalarımız büyük bir proje ile hayat buluyor. Enerji Bakanlığı ve ABD Enerji Bakanlığı desteği ile DEİK Türk-Amerikan İş Konseyi, Amerikan-Türk İş Konseyi ve TÜBİTAK’ın iş birliği ile düzenlenen Temiz Enerji Konferansı’nda konuşan Güler Türkiye’nin hidrojen enerjisi alanında ciddi projeler üretmek istediğini bu amaçla İstanbul’da kurulan Hidrojen Enerjisi Teknoloji Merkezi’nin çalışmalarına başladığını ifade etti.

Enerji Bakanı Hilmi Güler, çevre dostu olarak nitelendirilen hidrojen enerjisini ciddi şekilde desteklediklerini belirterek “ Sedef Adası’nda başlatacağımız proje ile hem rüzgar türbini hem de güneş enerjisi ile bu bölgenin enerjisini üretmek amacındayız. Oraya çıkacak hidrojenle de adada kullanılacak arabaların çevreyi kirletmeden çalışmasını sağlayacağız” dedi. Hem jeotermal hem rüzgar hem de hidrojen enerjisini birlikte kullanan İzlanda’yı model olarak aldıklarını ifade eden Güler, Sedef Adası Projesi’nin başarılı olması halinde benzer çalışmayı Bozcaada’da da yapacaklarını bildirdi. Güler Türkiye’nin 40 bin megavatlık kurulu gücü bulunmasına karşın 48 bin megavatlık potansiyeli olduğunu tespit ettiklerini söyledi.

Haziran 20 2009

Hurda Otomobiller Geri Dönüştürülüyor

Etiketler : , , , , , , , , ,

hurdaAvrupa Birliği, araçların geri dönüşümüyle hurdalara hayat vermeye hazırlanıyor. AB’nin bu çalışmaları, 11 yıl sonra otomobil üreticilerinin hurdadan % 100 dönüşüm ile üretime geçmesini sağlayacak. İlk hedef: AB bölgelerindeki ülkelerin 2008 yılına kadar en düşük geri dönüşüm miktarını % 25’ten 55’e çıkarmak olacak. Bu oran 2015 ise % 100’e çıkacaktır. Her yıl 9 milyon aracın hurdaya ayrıldığı AB’de, ortalama bir araç 15 bin parçadan oluşuyor.

Yetkililer hurda araç dönüşüm oranının gazete kağıdı, konserve tenekeleri veya cam kavanozları dönüştürmeye göre % 75 fazla olduğuna dikkat çekiyor.

Uzmanlar maddenin tekrar kullanımı ile Avrupa otomotiv endüstrisinin doğal, yenilenebilir enerji ve geri dönüşüm gibi gelecekteki en büyük sorunlardan olan hammadde ve ekolojik etkilerinin minimuma indirilmesini amaçlıyor.

Proje ile çevre ve hammadde sorunlarının kısmen aşılması bekleniyor.

Haziran 19 2009

Çöpe Attıklarımız Kaç Yılda Kayboluyor ?

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Çöpe atılması yada lavaboya dökülmesi bir dakika bile sürmeyen kağıtlar, yağlar, piller ve plastik malzemeler tahmin bile edememeğimiz sürelerde doğaya karışıyor. Örneğin çiğneyip attığımız bir sakız 2 yıl sonra doğada kaybolurken, bu süreç cam şişelerde 400, plastik eşyalarda 5000 yıla kadar çıkabiliyor. Bütün bu süreçte çevreye ve insan sağlığına verilen zarar ise her geçen gün katlanarak artıyor. Artan nüfus ve çoğalan tüketim oranı konunun çözülmesini daha da zorlaştırıyor. Dünyada her beş dakikada 2 milyon pet şişe üretiliyor,30 saniyede 106 bin kutu içecek tüketiliyor ve her yıl 20 milyon ton lastik üretiliyor ve bunların hepsi sofralardan, arabaya, saç tokasından, ayakkabı tabanına kadar hayatımızın hemen her alanında yer alıyor. Tüm bunların doğaya karışmasıysa nesiller boyu sürüyor.

Atık yağlar ise konunun bir başka boyutu. Lavaboya dökülen 1 litre sıvı yağ suya karıştığında 1 milyon litre su kirleniyor. Hiç düşünmeden çöpe attığımız kağıtlar hem ormanların yok olmasına neden oluyor, hem de dünyanın oksijen kaynaklarını yok ediyor. Ancak bilinçsiz tüketim devam ediyor. Sadece İstanbul’da her gün 3000 ton kağıt çöpe gidiyor. Bu da yaklaşık binlerce ağacın kesilmesi anlamına geliyor. Peki bu tablo sonrasında tüketiciler ve üreticiler neler yapmalı? Eski zamanlarda atıklar daha çok yakılarak yok edilirken bu yöntemin zararları toplumları artık başka çözümlere itiyor. Çünkü yakma sırasında havaya karışan kimyasallar çevre ve insan sağlığına ciddi zararlar verebiliyor. Bu nedenle en sağlıklı ve uygun çözüm geri dönüşüm. Artık birçok ürün tasarlanırken nasıl geri dönüşebileceği göz önünde bulunduruluyor. Çünkü geri dönüşümün faydaları saymakla bitmiyor. Özellikle atıklar arasında ciddi bir tehlike içeren yağlar konusunda son yıllarda kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Geri dönüştürülerek biyodizel, arap sabunu ve hayvan yemi üretiminde kullanılan atık yağlar için birçok ülkede geri dönüşüm kuruluşları faaliyet gösteriyor.Kağıt dönüşümünde ise tüm dünya artık daha duyarlı. Atılan bir kağıdın bile nelere mal olabileceği biliniyor. Ancak bu bilincin yayılması ve sürekli uygulamalara gidilmesi gerekiyor.